NEDEN PSİKOLOJİ VE SANATIN BULUŞTUĞU ATÖLYELER?

Bazı insanlar psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğunu bilir ama henüz buna hazır değildir.

Bazıları ister ama maddi olarak karşılayamaz.

Bazıları ise “Bir yerden başlamak istiyorum ama nereden?” diye sorar.

Yaptığım atölyelerin çıkış noktası tam olarak bu sorular.

Psikoloji çoğu zaman ya çok akademik ya da yalnızca terapi odasıyla sınırlı bir alan gibi algılanıyor. 

Oysa insanın kendi iç dünyasına bakabilmesi için her zaman uzun bir terapi sürecine başlaması gerekmez. Bazen güvenli, sınırlı ve iyi çerçevelenmiş bir temas, kişinin kendi sorusuna biraz daha yaklaşması için yeterlidir.Atölyelerimi, psikolojik destek almaya henüz hazır olmayan; maddi, zamansal ya da duygusal nedenlerle bu sürece giremeyen ama psikolojiyle temas kurmak isteyen kişiler için tasarlıyorum. 

Amaç, terapi yapmak değil. Amaç, psikolojik bakış açısını doğru ve etik bir yerden ulaştırabilmek.Bu çalışmalarda Sanat Terapisi, Beden Farkındalığı ve EMDR’ın regüle edici çalışmalarından yararlanıyorum. Sözcüklerin bazen yetersiz kaldığı yerlerde, renkler, semboller ve imgeler devreye giriyor. Kişi anlatmak zorunda kalmadan da fark edebiliyor; açıklamak zorunda kalmadan da temas edebiliyor.

Atölyeler bir “iyileşme vaadi” sunmaz. Kimseye tanı koymaz, kimseyi kendini anlatmaya ya da paylaşmaya zorlamaz. Bununla birlikte, benzer deneyimlere sahip insanların yargılayıcı olmayan bir ortamda bir araya gelmesi, çoğu zaman “yalnız değilmişim” ya da “sorunlu değilmişim” duygusunu güçlendirir. Katılımcılar, farkında olmadan, yalnızca var olarak, şayet isterlerse paylaşımlarıyla grup içinde birbirlerine destek olurlar.

Bu yönüyle atölyeler, psikolojiye açılan bir giriş kapısı gibi çalışır. Merak uyandırır, kişinin kendine sorduğu soruları derinleştirir. Bazen de bu temas, “daha yakından bakmak istiyorum” isteğini görünür kılar ve bazı insanlar için terapiye giden yol burada başlar.Bir başka önemli boyutu daha var atölyelerimin: Psikolojik desteğin daha fazla insana ulaşabilmesi için bir kaynak yaratma alanı da sunuyor. Kötü seans deneyimi yaşamış, şehrinde yeterli kaynağı bulamayan, bir yerden başlamak isteyen insanlara dokunan bir yapı sunuyor. 

Psikolojinin kapalı, ulaşılmaz ya da yalnızca belli bir kesime ait bir alan olmadığı fikrini güçlendiriyor. Ben bu çalışmaları, insanlara ne yapmaları gerektiğini anlatmak için değil; kendi iç seslerini biraz daha net duyabilmeleri için yapıyorum. 

Çünkü en büyük adım, kendimize alan açmakla başlar. Atölyeler tam olarak bu noktada duruyor:Ne terapi odası kadar derin, ne de yüzeysel.Güvenli, etik ve insanı kendine yaklaştıran bir ara durak.  

Uzm. Psikolojik Danışman; Ceren Akdeniz

YAZAR HAKKINDA 

Ceren Akdeniz, Karadeniz Teknik Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans eğitimini 2019 yılında, Genel Psikoloji yüksek lisansını ise 2022 yılında tamamlamıştır. Yüksek lisans süreci boyunca hem okullarda rehberlik hizmetleri sunmuş hem de bir danışmanlık merkezinde çocuk, ergen ve yetişkinlerle çalışmıştır. 2022 yılında İstanbul’dan Samsun’a taşınarak klinik alana yönelmiş; bireysel ve grup çalışmaları yürütmüştür. 2023 yılında kurucusu olduğu Kök Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi’nde çocuk, ergen ve yetişkinlere eşlik etmiş 2025 yılında online çalışma sistemine geçerek bireysel ve kurum danışmanlığının yanında şehir şehir gezerek daha fazla kişiye ulaşmayı amaçlayan atölyeler yapmaya başlamıştır.